HAVUZ PROBLEMİ Küçük, eli yüzü kir içinde, kocaman kara gözlü bir kız çocuğu arabanın camını tıkırdattı ışıkta beklerken. Tanrı vergisi sürmeli gözlü Ortadoğulu bir kız. Çaresiz ve yorgun bir küçük işçi gibi, avucunu açıp uzattı. Işık yanıp, arabaların hareketiyle de kendini havuzlu kaldırıma attı; bizim dilenen çocuklarla rekabette. Kim getirdi seni 1000 km uzaktan Ankara'ya, İzmir'e, Çanakkale'ye küçük kız? Ne yer, ne içersin; okula gider misin, gece nerede uyursun? Kim verir ilâcını, şekerini? Hiç oyuncağın oldu mu? Roma sokaklarında dolaşırken esrimiş taş duvarların birbirine payanda olduğu yapılar, Her küçüklü büyüklü me...
Bu blogdaki popüler yayınlar
İnsanın kendini anlatmak için uzun cümleler kurması ya da özgeçmiş sunması genellikle gereksizdir. Çünkü karşısındaki kişi için imajı, ya da bu yazılı bir iletişim yolu ile yapılıyorsa kullandığı dil; kimliği ele verir, kararlarda etkili olur. Özgeçmiş sadece bir detaydır. İlk etki, yani sizi gören kişinin sizi nasıl etiketlediği önemlidir. Bina o ilk etiket üzerinde kurulur ve sadece küçük düzeltmeler yapma şansınız vardır. Bu imaj dediğimiz şeyin parçaları sadece saçın rengi, çanta-ayakkabı uyumu, oturuş şekli ya da kravat olarak sunulur birçok belgede. Bu parçaları oluşturmak zor değil; yani biraz uğraşarak, ilgili birkaç yazıyı okuyarak kalıbınızı belirlersiniz. Ya içindeki? Yani birkaç kelime konuşmak gerektiğinde? Her dilin belirli kalıpları, kuralları vardır. Hani şu okulda öğretilen ve kitaplarda bulunabilecek temel yapılar. Ama her dilin ayrıca bir müziği vardır. Hatasız konuşmak sadece kuralları teknik olarak doğru uygulamakla mümkün olabilseydi, doğru iletişimde hiç...
FOTOĞRAF Kaymakam ahaliyi meydana toplayıp, yıkılmasına karar verilen mahalleleri saydı ve herkese yeni evler yapılacağını söyledi, sonra da koca iş makineleri vilayet yolundan gürültüyle gelip, işgal kuvvetleri gibi kasabanın mezarlık tarafındaki arsaya dizildiler. Haftasına kalmadı bir dizi ev dümdüz ediliverdi. Birilerinin para kazanmak için bunu tezgâhladığı söylentileri ile özellikle yıkılacağı söylenen bölgede oturanlar ayaklanmış ve vilayet yolu tarafına barikatlar kurmuşlardı. Komşu şehirlerden hatta başkentten bile gelenler olduğu söyleniyordu. Sonra jandarma geldi, onlar da barikatların karşısına yerleştiler. Oldukça kalabalık bir grup, bando takımıyla barikatların arkasında oyun havaları, türküler çalıp söylemeye başladılar. Kaymakam birkaç kez aralarına girip ikna etmeye çalıştıysa da başaramadı; hatta biraz da itiş kakış yaşandı. Ön saflarda; üzerinde "Ranta hayır" "Evimiz namusumuzdur" yazan beyaz gömlekleriyle bağdaş kurmuş -bazıları da kasaba d...

Yorumlar
Yorum Gönder